hayatın aslında yol ayrımlarından oluştuğunu gösteren şarkı.11 yaşındaydım, annem ile babam ayrılalı 1 sene olmuştu. ablam 13 yaşındaydı ve babam velayeti aldığı için zorla bizden ablamı almıştı. o da o hafta çok uzun olan saçlarını kısacık asker tıraşı yaptırmıştı. o haftasonu babamın evine, ablama gittim, o akşam ablamla babam çok fena bağırıştılar ve ablam odaya gitti, ardından babam gitti ama herşey çok berbattı. hayatımın en zor zamanıydı. çocuktum ve elimden birşey gelmiyordu. sonra ablam ağlayarak balkona gitti, bende yanında gittim. köşeden birşey çıkardı ve eğilerek onu yaktığını gördüm. sigaraya başlamıştı, napıyosun dedim sessizce, "anneme söyleme" dedi.askerdeydim, bu sahne hayatım boyunca hiç gitmedi. askerden dönünce ablam evlenecekti, döndüm ve 3 gün sonra düğünü oldu. herşey hazırdı, bu hikayeyi anlatıp şarkıyı söylecektim. sahneye çıktığımda vazgeçtim. güzel olması gereken bir düğünü o hikayeyle mahvetmek istemedim.
bizi tanıyan herkes bilir
senle ben eskiden beri
hiç derdimiz olmadan büyümüştük yanyana
hani çok sevdiğin o filmi gördükten sonra
kısacık kestirip saçlarını içtin ilk sigaranı oh papatya,
yüzümün haline bak,
seninle kim kalacak,
ışıklar kapanınca?
benden çok uzakta
oh papatya,
son bir defa bana bak,
seninle kim kalacak ışıklar kapanınca
buradan çok uzakta zaman mı değişti yoksa ben mi,
geride kaldı o günler?
aklım belli karışmış,
yüzümde gölgeler.
senin için saklayıp, sana getirip,
anlattığım her şey
artık çok boş geliyor
yalan tüm kelimeler şimdi o günlere dönüp,
seni düşündüğüm anlarda
hala üstümde kokun,
sesin kulaklarımda


