Bunu okuyup okumayacağım çok önemli değil. Her geliş gidişlerin, her yaklaşıp geri çekilmelerin, her yaklaştığında patlıcak gibi atan kalbimin, hatta telefonda bi mesajın okuduğumda, bir resmini gördüğümde dalıp gidişlerim, belki bir gülüş, belki bir dokunuş, hepsinin bir parçası kalbimin atma sebebi oldu. Resimlerimize kaç kere baktım bilmiyorum.
Şarkılar dinliyorum, seni beni anlatan değil bütün şarkıları sana yazılmış gibi, kendime çoğu kez yasaklıyorum slowtürk ü ama etki etmiyor. Hiçbirinin etkisi yok, hayatın, nefesimin, düşlerimin, boş bakan gözlerimin hatta yaşadıklarımın, zor olanı başardım ya, kelimelerle anlatamıyorum.
Bir gün senin hayatında yer etmeyecek bir boş cümlenin son kelimesi oldum. Silinip gidecek biliyorum, belki adımı bile hatırlamayacaksın, görmeyeceksin ama gözlerini ve seninle olmanın kaçırmadığım hatta kaçırmaya korktuğum her anını tek tek anacağım. Özledim ve bunu seninle bile dolduramıyorum. Bakmakla görmek arasında ki ince bir çizgideyim, sana dokunamıyorum, her yaklaştığımda seni daha çok kaybediyorum. Zamana yeniliyorum, duruma yeniliyorum, hayatıma ve nalet olası gideceğim güne yanıyorum.
Bunu açıklamak o kadar zor ki, ben seninle ve sensiz bir yoldayım. Seni yaşamak için sensizliğini kullanıyorum, her anını, her bakışını tek tek aklıma kazıyorum.
Artık her şarkı sana, her düşüm senin, her rüyamda sen. Bilmiyorum, o kadar boş ve anlamsız duruyorum ki, bütün geçmişim, bütün yaşadıklarım, bu yolu tetikliyor. Şu yaşadığım dakikayı bile seninle geçirmek istiyorum.
Herşey o kadar zor ki, anlamını yitirmeden hayatımı değiştirmek istiyorum.



Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için