Ben hiç böylesini görmemiştimVurdun kanıma girdin
İtirazım var…
Böyle başlar kendime gelmem. Köşe başından dönmem. Attila İlhan’ın ölümünden çok uzun zaman sonra şiirinin gölgesine sığınmaya çalışmam. Ezik kalmak istemiyorum aslında…
İtirazım vardı evet. Canım acıyordu. Şaşkındım. Beklemediğim yerden darbe almıştım. Elimden geldiğince iyisini yapmaya çalışırken yenilmiştim. Kabul edemezken, boynumu eğmiştim. Ulan ne olacak işte, kocaman bir şiirin içine küçücük bir aşkı sokamamıştım. İçimden geçenler, giderken geçemediğim yerlerin pencere kıyısında eksik kalıyordu. Sızlanıyordum. Eksik yazmaktan korkuyordum. Beni tanıyanların gerçek beni görmesinden çekiniyordum. Sevdiklerime cevap vermeden gülümsüyordum. Ben diyordum, ben yıllar sonra aklınıza geldiğinde beş saniyeliğine dalıp gitmenize neden olacak adamım. Ben pencere kıyısında eksik kalan şarkınızı bitirmeden uyuyamayan adamım. Kendi anılarını satan adamım. Kendine sattığı anıları ne yapacağını şaşıran adamım. Halının üzerine bira dökmesine rağmen özür dilemeyen adamım. Verdiği öğütleri kendisi tutması gerekirken nefret hisseden adamım.
Ben nereden başlayacağını bilmeyen adamım…
Gökhan ERTOSUN



Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için