Hayatını aslında farklı bir kalıba sokmak isteyen ben ve ayrıca bu kalıpla daha ne kadar yaşanabilir ki diye soran da ben. Ne yaptığımı bilmeden sağa sola çarpa çarpa ilerlemeye çalışanda ben.
Ben neyim ki, altı üstü hayatını saçma salak genel sistemleri özele çeviren ve insanların daha rahat etmesini sağlayan kodları c/p ile beynimde birleştirip sonra da parmaklardan ansızın "ulan bunu ben mi yaptım?" dedirten ingizlice emirleri sıralamak. Ayrıca anlaması zor uzun cümleler kurmak.
Hayatımın en ilginç yapı taşı pergelle asla çizilemeyen kare gibi, merkezden kuvvetle çizilmiyor, her çizgiyi hissetmen gerekiyor. O kadar mantıksız ki bir yuvarlak çizerken bile milyonlarca üçgenden yararlanıyorsun. Bu dediği elbette gerçek hayat değil, bilgisayar. Keşke benim de doğrularımı üçgenler belirlese veya bir adım atarken aslında o adımın farklı şekiller de olduğunu bilsem. Elimde ki pergelle klavyenin ortasını bulup daire içine alasım var ama bilgisayara zarar verir şimdi bu. Neyse pergelde yoktu zaten elimde. Yalan konuşmayalım.
Hayatının tek düze olmasından bıkan milyonlarca insandan biri olarak söylüyorum ki, monoton yaşam kendi çevresinde ki dairelerin üçgenden oluştuğunu bilmeden yaşamakmış, monotonluk tek düze görmekmiş, hatta monotonluk kişisel bir süreç ve geçen boş değerli bir zamanmış. Ben neyim? Sağlam bir monoton (: Üçgenleri çözdük sıra geldi karelere. Onlarda darelerden oluşur diyimde bayıltıyım herkesi burada (:
Sonuç olarak tespit manyaklığı yaptığım şu saatlerde kendime bir yol ve kalan 29 günün hesap deliliğini yapıyorum.
Bazen düşünüyorum, Matrix'in senaryosu aslında bende de var mı? Hayat kodlarla tanımlı olsaydı ben nasıl bir yapı kurardım? Ben kesin HTML + CSS seçerdim, çünkü göze hitap etmeyen beynide etkiliyemez. Kalp beynin aynası değildir, beynin aynası kalpte değildir, aslında ikiside ayna değildir. Neyse gece gece saçmalıyorum. İyi geceler.



Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için