Microsoft Lansmanı 2010
yLmz
Haz 04
|00:00
Son Güncelleme: Sal, 08 Haz 2010 19:30
Microsoft Ankara 2010 Lansmanı - yLmz - The best home videos are here
Bundan bir kaç gün önce Microsoft Ankara Lansmanı 2010'a katıldım. Bir adet video, bir kaç tane de resim çektim. FTP de sorun var kaç gündür anlamadım, onu halledince resimleri aktarıcam.
Konumuza gelirsek, Asıl tanıtım Office 2010 için oldu. Çok köklü değişikliklerle beraber Bulut adında yeni olmayan aslında teknolojisine ilk adımları attıklarını duyurdular. Bu kapsam da Outlook örneği ile hem telefondan hem herhangi bir yerden bulunan net ile ve ofisten çalışarak nasıl bir uyum sağladıklarını açıkladılar. Outlook un içerisinde barındırdığı kişi listesinin aktif - de aktif- online offline gibi özellikleriyle beraber uygun olduğu koşulda görüntülü bile konuşma sağladıklarını anlattılar. Çok güzel özelliklerdi.
Ben işin Sql Server kısmındaydım tabi. Öğleden sonra Sql Server a dahil oldum. Özellikle WareHouse kısmında Parallel Data Warehouse paneli güzeldi. 100TB verinin işlenmesi ve ulaşılması bakımından çabukluk sağlanması anlatıldı. Kendimce yaptığım karşılaştırmalarda Oracle bu kadar dağınık olmasına rağmen nasıl bu kadar güçlü olabiliyor garip bir durumdu. Parallel Data Warehouse çok toplu bir yapı ve partitionları bile kendisi dağıtıyor. Oracle 11G ile biliyorsunuz ki Partition View yapısından çıkıp Partition Table sistemine tamamen geçiyor. Kısaca Partiton yapısı kullanıcı dahilinde. Parallel de ise bu 16 adet Sql Server sistemi barındıran kabin otomatik olarak yapıyor.
Aklınızın karıştığını biliyorum ama net olarak söylemeliyim ki, Parallel Data Warehouse bir sistem ve bu sistemde 16 adet birbirinden bağımsız Sql Server barındırıyor. Kısaca bu sistem Sql Server DESTEK veren bir sistem. Oracle ve Teradata pl/sql komutlarını da destekliyor.
Benden bu kadar şimdilik (: Daha açıklayıcı bir yazıyı zamanım olunca anlatıcam.
Denizin Dibinde..
yLmz
Mar 16
|23:15
Denizin dibine giriyorum her dalgada, beni çektikçe içine kaldırma kuvvetim azalıyor, yorulmaktan yoruluyorum her yukarı taşındığında. Hissetmiyorum artık denizin eşsiz mart soğunu, hissetmiyorum üstüme utanmadan yağan yağmuru. Her biri bana saldırdıkça kendime gelemem diyorum.
Bir gün, nalet olası bir gün, yağmur soğuk ve denizden uyuşmuş bedenimle yenicem seni. Bekle beni!


