Benden Biraz - yLmz Seven Lights



Sistem Yenilenmeliydi..

Bundan 5 yıl önce bunun kavgasına girişmiştim. Biliyordum ki her alanda da olsa Delphi'yi her zaman üstün tutuyordum. Hala benim için mükemmeldir Delphi. Her ne kadar CodeGear alıp mahvetse de sistemi idare ediyorduk.

Artık Visual Studio kullanıyorum. Aspx ve VB. Ben ve bunlar :D ne kadar garip.

Bırakmak zor oluyor, sürekli kulandığın, sürekli yanıbaşında olan ve kurtarıcın olanı bırakmak zor oluyor. Bu sadece Delphide kalsaydı keşke. Bırakıyorsun ve bakamıyorsun geriye. Aslında arkana bakmadan gitmek zor değil, bakamadan gidiyorsun ya o koyuyor.

Hergün birileri bir parçamı alıyor aslında, her anımı alıyolar, harcanıyorum ve harcıyorum nalet olasıcayı. Az kaldı diyordum ya aslında az kalan yok ben abartıyorum.

Artık şehir ben yanlızlık ve yolum var. İlerliyoum sapmadan. Diğerleri? Yok artık, arkama bakamadığımda, bakmadığımda arkamda..

Yanlız kalmak zordur yanlız olmaktan..
 

Microsoft Lansmanı 2010


Microsoft Ankara 2010 Lansmanı - yLmz - The best home videos are here

Bundan bir kaç gün önce Microsoft Ankara Lansmanı 2010'a katıldım. Bir adet video, bir kaç tane de resim çektim. FTP de sorun var kaç gündür anlamadım, onu halledince resimleri aktarıcam.
Konumuza gelirsek, Asıl tanıtım Office 2010 için oldu. Çok köklü değişikliklerle beraber Bulut adında yeni olmayan aslında teknolojisine ilk adımları attıklarını duyurdular. Bu kapsam da Outlook örneği ile hem telefondan hem herhangi bir yerden bulunan net ile ve ofisten çalışarak nasıl bir uyum sağladıklarını açıkladılar. Outlook un içerisinde barındırdığı kişi listesinin aktif - de aktif- online offline gibi özellikleriyle beraber uygun olduğu koşulda görüntülü bile konuşma sağladıklarını anlattılar. Çok güzel özelliklerdi.

Ben işin Sql Server kısmındaydım tabi. Öğleden sonra Sql Server a dahil oldum. Özellikle WareHouse kısmında Parallel Data Warehouse paneli güzeldi. 100TB verinin işlenmesi ve ulaşılması bakımından çabukluk sağlanması anlatıldı. Kendimce yaptığım karşılaştırmalarda Oracle bu kadar dağınık olmasına rağmen nasıl bu kadar güçlü olabiliyor garip bir durumdu. Parallel Data Warehouse çok toplu bir yapı ve partitionları bile kendisi dağıtıyor. Oracle 11G ile biliyorsunuz ki Partition View yapısından çıkıp Partition Table sistemine tamamen geçiyor. Kısaca Partiton yapısı kullanıcı dahilinde. Parallel de ise bu 16 adet Sql Server sistemi barındıran kabin otomatik olarak yapıyor.

Aklınızın karıştığını biliyorum ama net olarak söylemeliyim ki, Parallel Data Warehouse bir sistem ve bu sistemde 16 adet birbirinden bağımsız Sql Server barındırıyor. Kısaca bu sistem Sql Server DESTEK veren bir sistem. Oracle ve Teradata pl/sql komutlarını da destekliyor.

Benden bu kadar şimdilik (: Daha açıklayıcı bir yazıyı zamanım olunca anlatıcam.
 

Denizin Dibinde..

Paslandı gemimi tutan zincirlerim, yosunun kayganlığı ve cıvıklığı kapladı o sağlam gövdemi, yürütücek güç yok motorumda, dalga beni nereye sürüklerse oraya gidiyorum, affediyorum her defasında, affediyorum her sartıntıda.

Denizin dibine giriyorum her dalgada, beni çektikçe içine kaldırma kuvvetim azalıyor, yorulmaktan yoruluyorum her yukarı taşındığında. Hissetmiyorum artık denizin eşsiz mart soğunu, hissetmiyorum üstüme utanmadan yağan yağmuru. Her biri bana saldırdıkça kendime gelemem diyorum.

Bir gün, nalet olası bir gün, yağmur soğuk ve denizden uyuşmuş bedenimle yenicem seni. Bekle beni!
   

Bir Gün Belki Hayattan v4

Ben kendimi tanımıyorum, bunu çok iyi anladım. Son günlerde sürekli kullanıyorum, "Ben bu kadar şerefsiz miyim?", herkes her konuya açık olduğu kadar benim dokunduğum da mı kapalı oluyor yada herneyse, yanlış kelime yanlış yollara sürükler, biliyorum ki bu da beni tekrar şerefsiz yapar.

Ulan ben kızlara olan güvenimi ve arkadaşlarıma olan güvenimi askerde bitirdim. Belki bilinmiyordur, en iyi arkadaşım kız arkadaşımla birlikte olduğumu öğrendiğim gün bitti güven. Sorun şu ki benim asla yapmıyacaklarımla yargılanmam çok üzüyor beni. Yargılanma mı oda ne? Bir deyim mi?

Umrumda mı? Aslında içie dert oluyor, söyliyemediklerim ve aslında söylemem gerekenler, çok uzun değil biliyorum ama sanki konuyu çok uzatacakmış gibi gelmesi üşendiriyor aslında. Konuyu dağıtmadan tek ve net ki herkes bildiği hayatın yolundan gitmeli, arkadaş olmakla dostluğu ayırt etmeli veya asıl önemlisi ne sevgisi ne arkadaşı ne dostu? Nedir ki ya, ne yani veya asıl soru ne olmalıyım ki bana bu sebep olmamalı.

Sebep demişken, kimsenin hayatına karışmam, kimsenin yapacağın karışmam ve en önemlisi kimsenin değerini bilmem unuturum. Unuttuğum gibi yaşar giderim.

Şimdi tekrar bilmeliyim aslında. Ben gerçekten şerefsiz bir adam mıyım? Yoksa herkesin ters tarafı bana mı denk geliyor. Beklemediklerim beklenmedik laflar etmesi bambaşka tabi, ne yazık ki biliyorum ve ne yazık ki bende kattım bende kaydettim hafızama bu yaşantıda indiklerimi yükseldiklerimi. En güzel günüm bombok oldu yada olmadı, benim dengezisliğim baş gösterdi gene. Umrumda mı? Aslında olmalı ama şuan değil..

Her konumu, herkesi, her çarptığım, her yaşadığım, her arkadaşımı Antalya'da bırakıyorum..

Edit: düşündüm de, ne ya herkes kendi pisliğinde boğulsun. Çok mu temizler ya allah allah..
 

Bir Gün Belki Hayattan vol3

Tam nefes almaya çalıştığında arada 3 sekme yaşarsan ve 3 kere durdurursa seni nefesin, yola bakarken arabayı sağa gittiğini farketmessen, herşeyin bittiği noktada sinirin başlarsa, tamamiyle kendini işe verirsen, en olmadık zamanlarda yıllarca uğraşıp yapamayacağını 4 günde bitirirsen, asıl yapman gerekeni unutursan, kendini sürekli saçma bir şekilde aklamaya çalışırsan, yalan olmadığını söylersen yaşadığının, aklından çıkmassa ten sıcaklığı, olur olmaz gözlerin dolarsa, çok dinlemediğin şarkılar anlamlı gelirse, bazen de çabuk yorulduğunu veya aslında yorulmaya gerek olmadığını hissedersen, yapacak işini yaparken ne yaptığını unutursan, nereye sürüklendiğini farkedemessen, etrafı yıkıp dökesin geldiyse, bütün şarkıları sadece tek bir kelimeyi dinlemek için zaman kaybedersen, olur olmaz karar değiştirirsen, telefon rehberini karıştırırsan arıcak kim var diye, olmamalıydı dersen, kendinden nefret etmeye başlarsan ÖZLEMİŞSİNDİR..

Tek bir şarkı..
Gripin - Sustukların Büyür İçinde
Bencil, ruhsuz ve boş gözlerle
Karşımdasın yabancı halinle
Bu ilk değil ama daha önce
Bu son demen bu kadar koymamıştı niye


Terkederken yanına al kara kaplı defterini
Akıtırsın kaleminden son sözünü iki yüzünü


Her nereye gidersen
Kendinle yüzleşirken kimse duymaz yalan söyle
Terkettiğin şehirler yarım kalmış şiirler
Sustukların büyür içinde


Neden durur masanın üstünde
Bomboş bir kağıt sevdiğin kalemle
Erken gelmeseydim
Yazacakmıydın üstüne
Bıraktığım yerde ama mutlu kal diye


Terkederken yanına al kara kaplı defterini
Akıtırsın kaleminden son sözünü iki yüzünü


Her nereye gidersen
Kendinle yüzleşirken kimse duymaz yalan söyle
Terkettiğin şehirler yarım kalmış şiirler
Sustukların büyür içinde.
   

Sayfa 2 > 17



yLmz

Budur, belki anlamsız cümleleri; Belki anlamsız harfleri birleştiriyorum hayatımda,, olması gerektiği gibi yada olmasını istediğim gibi, zor olduğunu benden daha iyi kimse bilemez ama yazmak çizmek oluşturmak benim işim, bundan para kazanyorum (=

Dil Seçeneği

ismin@ylmz.com hemen al, mutlu ol! (Mailci yLmz)

Online OL

Kimler Online

Hiçbiri