Dün yemek güzeldi, adamlar iyi yemek yapmış, hakkını yememek lazımmış ve aldığım günahlar sevap olur inşallah.
2 haftadır uyuyamıyorum ya, 2 ye kadar falan ne varsa izliyorum, Kurtlar vadisine 1. bölümden başladım, Çakır'ı da öldürdüm, nerdeyse polat'ı da (: ama yok arkadaş, 50. bölümdeyim ve uyku tutmuyor, zorluyorum, gözümü kapatıyorum, uyucaksın diyorum ama yok yok yok. Bi çözüm bulmam ve hallettmem lazım. Bakalım ne olacak.
2 gün önce karakol komutanımla görüştüm. Eskileri yad ettik, yaptıklarımızı felan, keyifli muhabbetti ve süreklilik sağlıyalım diye görüştük. Benim için zaten süreklilik problem değil (: Yanlızım gidecek yerim yok, kim beni alırsa gidiyorum bi yerlere. Karar verdim, kesin olarak bahçelide ortam kurucam, elimden geldiğince gidicem o caddeye, gayet renkli ve güzel. Bakalım, kısmet..
Ankara'dan hala efret ediyorum, normalde Antalya'da canım sıkıldığında gittiğim deniz kenarının keyfi asla ve asla burada benzeri yok. Bina manzarasından başka sahipleneceğin güzellikte yok. Ağaç yok koskoca şehirde. Yeşil ve mavi tonu yok. Sadece gri ve siyah. Nefretten başka sebebi yok. Artık burada olacak olmam kötü zor ve anlamsız gibi ama alışmak zorundayım. Sevilebilecek yerleri gezmeye çalışıyorum, elimden geldiğince alışıcam ya puff
(Not: Soldaki hatun çok güzeldi, ekledim dayanılacak gibi değil)
Haftaya bi Antalya mı yapsam?! Ulan bu sıcakta da çekilir mi o da ayrı konu (: Antalya'nın sıcağı bile buranın durumundan daha çok çekilir ;)
Bu sabah Probis aldım, uzunca bir süre yemiyordum, tekrardan başladım yemeye (:


