Herzaman istemişimdir aslında, 90 dk top oynamadan yerime benim gibi birisini eklemek. Ben yoruluyorm ya, artık canım maç oynmak istemiyor ya, yada herzaman ki gibi derdimi anlatamayan insan oluyorum.
Yedeklerdeyim bu aralar, mutluluk çok uzak hatta ulaşılmaz gibi geliyor, her yapılana alınıyorum, gereksiz triple boğuşuyorum ve en önemlisi sahiplenmek istemiyorum. Ben uzunca süredir yazmaya ve anlatmaya çalıştığım ve savaştığım hrşeyin iki veya üç cümle içerisine sıkıştırılıp dağınık olmadan ve saçma bir şekilde önüme süülemsini hazmedemiyorum. Koskoca 24 yıl nasıl olurda tek cümle içerisine sığar? Hayatında kaç kişi kendini bu boş satırlarda eşsiz bi şekilde tarif etmiştir?
Benim çerçeve yaptığım bir hedefim var, belki çocukça belki çok olgun bunu bilemiyorum, kimsenin de bu konuda yorum yapmasını istemem ama zaman gibi kavramın eşsiz varlığından şüphe duymasını bilmiyorum yada zamanın herşey iyileştireceğini düşünüyorum. Yalan mı? Eşsiz olabilri misin?
Aristonun dediği gibi : Geçmiş zaman geçti, Gelecek zaman ise henüz yaşanmadı, Şimdiki zaman ise zamanın en küçük birimi. Zaman karışık bir olgu, bazen düşünmeye değmez bazen de üzülmeye, ne şekilde olursa olsun zaman akıp geçiyor, fırtına veya sadelikle.
Dediğim gibi,, olması gereken yerde olsaydım ve her zaman stabil bunu yaşayabilseydim, aklıma gelicek 2-3 cümle hayatımın yön haritasını belirlemiyecek ve benim şuandaki yorgun beynimi olmasından fazla etkilemeyecekti.
Bilmiyorum ama yine zamana güveniyorum.. Tek ilacım.. Ben neleri aştım, bu mu beni korkutan ya?
Yorumlar
Ayrıca Aristo kovalasın seni.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için